Eyyamı Bahurda Denize Girilir mi? İşte Halk Arasındaki Ala Hastalığı İnanışı ve İşin Bilimsel Boyutu!

4 dk okuma
Eyyamı Bahurda Denize Girilir mi? İşte Halk Arasındaki Ala Hastalığı İnanışı ve İşin Bilimsel Boyutu!

Yaz mevsiminin en kavurucu ve boğucu günlerini ifade eden “eyyam-ı bahur” sıcaklarının başlamasıyla birlikte, serinlemek isteyen vatandaşlar sahillere akın ediyor. Ancak özellikle kıyı bölgelerinde nesillerdir aktarılan “eyyam-ı bahurda denize girilmez” inanışı, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir tartışma konusu haline geldi. Halk arasında “ala düşmesi” olarak bilinen cilt lekelenmeleri ve denizin bu dönemde kendini temizlediği inancı, birçok kişinin ağustos ayının ilk haftasında denize girmekten çekinmesine yol açıyor. Peki, eyyamı bahurda denize girilir mi, denize girmek gerçekten zararlı mı? İşte halk arasındaki o köklü inanışlar ve işin arkasındaki bilimsel gerçekler…

Eyyam-ı Bahur Nedir ve Ne Zaman Yaşanır?

Arapça kökenli bir terim olan “eyyam-ı bahur”, kelime anlamı olarak “sıcak günler” veya “en sıcak gündüzler” anlamına gelmektedir. Türkiye’de genellikle Temmuz ayının son günleri ile Ağustos ayının ilk haftasını (31 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasını) kapsayan bu dönem; çöl sıcakları, Afrika sıcakları ya da cehennem sıcakları olarak da adlandırılır. Bu günlerde nem oranının yükselmesiyle birlikte hissedilen sıcaklıklar ekstrem seviyelere ulaşır.

Eyyamı Bahurda Denize Girmek Zararlı mı?

Özellikle Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında yaşayan yerli halk arasında, eyyam-ı bahur döneminde denize girmemek gerektiğine dair güçlü bir inanış vardır. Bu dönemde denize girmekle ilgili yaygın olan inanışlar şunlardır:

  • Denizin Kendini Temizlemesi: Halk arasındaki bir inanışa göre, ağustos ayının ilk haftasında deniz “kusarak” kendini temizler. Bu süreçte deniz suyunun kirli olduğuna inanıldığı için suya girilmemesi tercih edilir.
  • Ala Düşmesi (Alaca Hastalığı): Bu tarihlerde denize giren kişilerin vücudunda “ala” adı verilen, kalıcı veya geçici beyaz/açık renkli cilt lekelerinin oluşacağı düşünülür.
  • Üzerinde Metal Taşıma İnanışı: Eski zamanlarda eyyam-ı bahur günlerinde denize girmek zorunda kalan kişilerin, vücutlarında leke oluşmasını engellemek amacıyla üzerlerinde inşaat çivisi, metal kolye veya bilezik gibi metal aksesuarlar taşıması gerektiğine inanılırdı.

Eyyam-ı Bahur Lekesi (Ala) Nedir? İşin Bilimsel Gerçeği

Halk arasında “denize ala düşmesi” olarak adlandırılan ve ciltte beyaz lekelenmelere sebep olan durumun bilimsel açıklaması mistik inanışlardan tamamen uzaktır. Bu durum tamamen fiziksel ve meteorolojik kurallarla açıklanmaktadır:

Eyyam-ı bahur döneminde güneş ışınları dünyaya en dik açıyla ulaşır ve ultraviyole (UV) indeksi en yüksek seviyeye çıkar. Denizden çıktıktan sonra vücudun ıslak bırakılması durumunda, tenin üzerindeki su damlacıkları birer mercek (büyüteç) görevi görür. Bu su damlacıkları, dik gelen güneş ışınlarını cildin tek bir noktasına odaklayarak o bölgedeki renk pigmenti üreten hücrelerin (melanositler) zarar görmesine neden olur. Sonuç olarak ciltte beyaz lekelenmeler (“ala”) ve ciddi güneş hasarları meydana gelir. Yani lekelenmeye neden olan şey deniz suyunun kendisi değil, sudan çıktıktan sonra ıslak vücutla doğrudan güneş altında kalınmasıdır.

Eyyam-ı Bahur Sıcaklarında Denize Girerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Eyyam-ı bahur döneminde denize girmek tamamen yasak veya imkansız değildir; ancak uzmanlar ciddi cilt hasarlarından ve güneş çarpmalarından korunmak için şu hayati uyarılarda bulunuyor:

  • Denizden Çıkar Çıkmaz Kurulanın: Islak vücutla güneş altında kalmak lekelenmenin en büyük sebebidir. Sudan çıkar çıkmaz vakit kaybetmeden iyice kurulanmalısınız.
  • Tehlikeli Saatlerde Güneşe Çıkmayın: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 11:00 ile 16:00 saatleri arasında denize girmekten ve güneşlenmekten kesinlikle kaçının.
  • Yüksek Korumalı Güneş Kremi Kullanın: Denize girmeden en az 20-30 dakika önce en az 50 SPF koruma faktörlü güneş kremi sürün ve sudan çıktıktan sonra kurulanıp kremi tazeleyin.
  • Bol Sıvı Tüketin: Aşırı sıcaklar ve nem vücutta hızlı sıvı kaybına yol açar. Bu dönemde gün boyu bol su tüketmeye özen gösterin.
  • Metal Aksesuar Batıl İnancına Aldanmayın: Vücutta metal taşımak güneşin zararlı etkilerinden veya lekelerden korumaz. En etkili korunma yöntemi gölgede kalmak, kurulanmak ve koruyucu losyonlar kullanmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir